Kulak eğitimi sahip olduğun ya da olmadığın bir yetenek değil. Her profesyonel müzisyenin bilinçli olarak geliştirdiği — ve herkesin sistematik pratikle geliştirebileceği — bir beceridir.
Sayfadan Önce Kulak
Notadan, kuramdan, herhangi bir yazılı sistemden önce müzik tümüyle kulakta vardı. Batı Afrika griotları binlerce şarkıyı dinleyerek ezberledi. Kuzey Hindistan raga geleneğinin ustaları bütün müzik sistemlerini yüzyıllar boyunca ustadan öğrenciye sözlü olarak aktardı. 1940'ların New York'undaki caz müzisyenleri bütün repertuvarları kayıtları elle transkribe ederek öğrendi. Bu geleneklerin hepsi aynı temel beceriye dayanır: eğitilmiş müzikal işitme. Batı müzik eğitiminin "kulak eğitimi" ya da "işitme becerileri" dediği şey, müzikal olayları notanın yardımı olmadan yalnızca sesle algılama, anlama ve yeniden üretme yeteneğinin sistemli olarak geliştirilmesidir.
İşitme becerileri birbirine bağlı üç yeti içerir. Birincisi iç işitmedir (audiation): müziği zihinde duyabilme, sesleri üretmeden önce hayal edebilme. Müzik eğitimcisi Edwin Gordon (Temple Üniversitesi) iç işitmeyi "fiziksel bir ses yokken müzik seslerine anlam verme süreci" olarak tanımladı ve onu salt duymaktan, okumanın harfleri tanımaktan ayrıldığı gibi ayırdı. İkinci yeti deşifre şarkı söylemedir (solfej): nota yazısını okuyup parçayı önceden duymadan doğru perdeleri ve ritimleri üretmek. Üçüncüsü dikte'dir: bir müzik pasajını duyup notaya doğru biçimde yazmak. Bu üç beceri birbirini güçlendirir. İç işitmesi iyi olan öğrenci daha doğru solfej yapar; düzenli dikte yazan öğrenci daha kesin bir iç işitme geliştirir.
Profesyoneller Kulaklarını Neden Eğitir?
Dünyadaki her büyük konservatuvar ve üniversite müzik programı kulak eğitimini, genellikle lisans eğitiminin dört yılı boyunca, temel ders olarak zorunlu tutar. Royal Conservatory of Music, Juilliard School, Royal Academy of Music, Berklee College of Music ve Ankara'dan Auckland'a her devlet üniversitesinin müzik bölümü bunu şart koşar. Bu, kendi hatırına sürdürülen bir akademik gelenek değildir. Kulak eğitiminin, çalışan müzisyenlerin her gün karşılaştığı doğrudan mesleki bir yararı vardır.
Bir lead sheet'i deşifre edebilen, bir akor dizilişini duyup basçının basta üçlüyü mü kök sesi mi çaldığını hemen anlayabilen bir stüdyo müzisyeni, bunu yapamayan birinden prodüktör için çok daha değerlidir. Provada ikinci obuanın 47. ölçüdeki La'da çeyrek ton pes kaldığını fark ederken aynı anda yaylılarla bakır nefesliler arasındaki dengeyi izleyebilen bir şef, yıllar süren bilinçli çalışmayla olağanüstü bir işitsel ayırt etme yetisi geliştirmiştir. Karmaşık bir orkestra dokusunu tek bir nota yazmadan önce zihninde duyabilen bir besteci tümüyle iç işitme alanında çalışır. Kulak eğitimi akademik bir egzersiz değildir; müzisyenliğin bilişsel altyapısıdır.
İşitme Eğitiminin Tarihi
Müzikal işitmenin sistemli öğretiminin eski kökleri vardır. Yaklaşık 991-1033 yılları arasında yaşayan İtalyan keşiş Guido d'Arezzo, Gregoryen ilahilerini deşifre söylemeyi kolaylaştırmak için Ut, Re, Mi, Fa, Sol, La hecelerini kullandı; heceleri Ut queant laxis ilahisinin dize başlarından aldı ve yöntemini 1030 dolaylarında yazdığı Epistola de ignoto cantu'da anlattı (müzik incelemesi Micrologus'u ise yaklaşık 1026 tarihlidir). Her hece heksakordun belirli bir derecesine karşılık geliyordu; böylece şarkıcılar çizgileri ve araları saymak yerine perdeleri heceyle tanıyabiliyordu. Ut sonradan Do'ya dönüştü ve yedinci derece için Si eklendi. Yüzyıllar içinde geliştirilen bu sistem bugün de dünyada perde eğitiminin başlıca aracıdır.
On dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda iki eğitim reformcusu işitme eğitimini kapsamlı müfredatlar hâline getirdi. İsviçreli besteci ve eğitimci Émile Jaques-Dalcroze ritmi, ölçüyü ve müzikal yapıyı içselleştirmek için bedensel hareketi kullanan Eurhythmics (Ritmik) yöntemini geliştirdi (1900 dolayları). Öğrencileri sözcüğün tam anlamıyla vuruşa göre yürür, alt bölümlere göre koşar ve müzikal yapıyı bütün bedenleriyle hisseder. Macar besteci ve eğitimci Zoltán Kodály'nin fikirlerinden, 1940'lardan itibaren öğrencileri ve meslektaşlarınca Kodály Yöntemi geliştirildi: halk şarkılarını, taşınabilir do solfejini ve Curwen el işaretlerini kullanarak en erken yaştan müzik okuryazarlığı kazandıran çocuk merkezli bir yaklaşım. İki yöntem de bugün dünyanın dört bir yanında müzik eğitimi programlarında öğretilir ve modern işitme eğitiminin büyük bölümünün temelini oluşturur.
Kulak Nasıl Öğrenir?
Sinirbilim, müzisyenlerin deneyimle uzun zamandır bildiği şeyi doğruladı: beynin işitme korteksi esnektir, yani eğitime yanıt olarak düzenini değiştirir. Northwestern Üniversitesi İşitsel Sinirbilim Laboratuvarı'ndan Nina Kraus ve arkadaşları, eğitimli müzisyenlerin sesi sinir sistemi düzeyinde müzisyen olmayanlardan farklı işlediğini, akustik özellikleri kabuk altı düzeyde daha güçlü temsil ettiğini gösteren kapsamlı araştırmalar yayımladı. Müzisyenler daha güçlü işitsel beyin sapı yanıtları, gürültülü ortamlarda sesi gürültüden daha iyi ayırma ve karmaşık akustik sinyallerden perdeyi daha iyi çıkarma yeteneği gösterir. Bu farklar genetik değildir; uzun soluklu bilinçli çalışmanın sonucudur.
Müzikal işitmenin nasıl geliştiği üzerine en titiz akademik çalışma olan Aural Skills Acquisition'da (Oxford University Press, 2000) Gary Karpinski temel mekanizmayı belirler: müzikal kalıpların içselleştirilmesi. Yeni başlayanlar müziği ayrımlaşmamış bir ses akışı olarak duyar. Eğitimli müzisyenler müziği tanınmış kalıplar dizisi olarak duyar: aralıklar, ritim figürleri, akor nitelikleri, form bölümleri; her biri yıllarca dinleme ve çalışmayla kurulmuş zihinsel bir kütüphaneyle hızla eşleştirilir. Bu kalıp tanıma anlık bir çözümleme değil, bir algıdır. Eğitimli müzisyen bir tam beşliyi, anadili konuşan birinin "merhaba" sözcüğünü tanıdığı gibi, hesap yapmadan anında tanır.
Bu Dersin Pratik Çerçevesi
Bu ders önde gelen üniversite işitme programlarının izlediği sırayı izler. En temel becerilerle, yani perde eşleme, dizi söyleme ve basit aralıkları tanımayla başlar ve sistemli olarak karmaşık armonik dikteye, mod tanımaya ve gerçek müzik kayıtlarının transkripsiyonuna doğru ilerler. Her ders bağımsız olarak çalışabileceğiniz alıştırmalar içerir. İhtiyacınız olanlar: bir piyano, klavye ya da piyano uygulaması (her platform için ücretsiz uygulamalar var); şarkı söylerken kendinizi kaydedebilme olanağı (herhangi bir akıllı telefon yeter); ve günlük çalışma için zaman. Her gün yirmi dakikalık odaklı çalışma, haftada bir kez iki saatten çok daha hızlı sonuç verir. Bu bir mecaz değildir; bellek pekişmesinin ve motor öğrenmenin işleyişini yansıtır. Kulak eğitimi ara sıra yapılan maraton oturumlar değil, düzenli tekrar gerektiren fiziksel bir beceridir.
Kaynaklar ve İleri Okuma
- Karpinski, Gary S. Aural Skills Acquisition. Oxford University Press, 2000. Müzikal işitmenin nasıl geliştiğine dair standart akademik metin; öğretmenler için temel, istekli öğrenciler için aydınlatıcı.
- Benward, Bruce ve Marilyn Saker. Music in Theory and Practice, I. ve II. ciltler. McGraw-Hill. Kulak eğitimini de içeren standart lisans müzik kuramı ders kitabı.
- Open Music Theory (openmusictheory.net): bu dersteki bütün konuları kapsayan CC BY-SA 4.0 lisanslı açık ders kitabı.
- teoria.com: ücretsiz kulak eğitimi alıştırmaları ve başvuru malzemeleri.
- MIT OpenCourseWare 21M.301 Harmony and Counterpoint I: MIT'nin müzik kuramı dizisinden ücretsiz ders malzemeleri.