Brighton, 1960'lardan bu yana İngiliz alternatif kültürünün manevi evidir. Şehrin kompakt yapısı — istasyondan sahile 12 dakika yürüyebilirsiniz — olağanüstü yoğunlukta müzik mekanı, prova alanı ve bağımsız plak dükkanını yürüyüşle gezilebilir bir ızgarada bir araya getirir. Sonuç, bir şehirden çok bir köy gibi hissettiren bir sahnedir: sanatçılar, rezervasyon yapanlar ve dinleyiciler sürekli kesişir; büyük şehirlerin üretemeyeceği yaratıcı çapraz etkileri yaratır.
Brighton gece hayatına yeni misiniz? The Lanes ve North Laine semtleri sıfır noktasıdır. Kensington Gardens'daki Resident Records aynı zamanda bir topluluk merkezi işlevi görür. Demiryolu kemerleri altındaki Green Door Store, underground elektronik sanatçıları ölçekten ziyade kaliteye adanmış bir anlayışla programlar. Marine Parade'deki Patterns, Brighton'ın en iyi donanımlı kulübüdür; yaz aylarında vazgeçilmez bir çatı katıyla. The Brighton Centre arena ölçeğindeki gösterileri üstlenir; Hove'daki Old Market ise ana akımın solundaki her şeyi.
Brighton'ın müzik kimliği her türü kapsar ama tutarlı iplikler taşır: indie ve post-punk burada derin köklere sahiptir (The Levellers, The Kooks, Blood Red Shoes hepsi Brighton'dan çıktı). Jazz sahnesi aktif ve gösterişsizdir — Paris House, the Greys ve Black Dove'daki gece seansları haftada bir düzenlenir. Rave günlerinden miras kalan elektronik müzik, Freebutt ve Digital üzerinden akmaya devam eder. Ağustos'taki Pride, bir hafta boyunca tüm şehri bir müzik festivaline dönüştürür.
İlk kez gelenler için pratik ipuçları: Brighton, trenle London Victoria'dan 50 dakika uzaklıktadır; gece treni (veya sahile doğru ilerleyen) deneyimin parçasıdır. Mekanların büyük çoğunluğu iskeliye 15 dakika yürüme mesafesinde kümelenmiştir — spor ayakkabı topukludan daha pratiktir. Yazın sahil, neredeyse her hafta sonu ücretsiz açık hava müziği anlamına gelir. Cloud Atelier, Brighton'ın tam canlı müzik takvimini listeler; böylece treni rezerve etmeden önce doğru geceyi bulabilirsiniz.